|
|
|
|
| |
Mezara tahıl serpme geleneği, bitkilerin her yıl sonbaharda yapraklarını dökmesi
ve tohumların toprağa atılması ile tohumun ve doğanın ölmesi ve bu tohumun
ilkbaharda yeni bir bitkiye can vermesi, dolayısı ile doğanın canlanması
inancına bağlıdır. insan da ölünce toprağa düşen bir tohum gibi yeni bir yaşama
başlayacaktır. Tahıl, Mezopotamya'da Tammuz, Suriye'de Ba'al, Mısır'da Osiris
ritüellerinde kullanılmış, Anadolu'da Telipinu ve Attis, Fenike'de Adon, Eski
Yunan'da Adonis (Roma'da Bacchus) ve Demeter ile israel yaratılış inancında
Yahweh adı ile devam etmiş, Ortaçağ'da Harran'daki Sabîler Ta'uz için ağıt
yakarak bu geleneği uzun süre yaşatmışlardır. Mezarlara tahıl serpilmesi
geleneği Eski Önasya'da yaygındır. Hititler mezarlara tahıl bırakmışlar,
Mısır'da mezarlara Osiris'in kil ve tahıldan yapılan figürinleri bırakılmış ve
bu tohumların köklenmesi ile Osiris'in, dolayısı ile ölünün dirildiğine
inanılmıştır. Yakın zamana kadar Bursa'daki I.. Murat Türbesi'ne bırakılan
kavrulmuş buğdayın ziyaretçilerce yenmesi, Ortodoks kilisesinde cenaze törenleri
sırasında haşlanmış tahıl yenmesi, Anadolu'da bazı dağ köylerinde hâlen mezar
üzerine buğday ya da yem serpilmesi, bu uygulamaların günümüze yansımasıdır.
Eski Önasya'da ölü ruhunun yolunu aydınlatmak için mezarlara lamba bırakılmış ve
cenaze törenleri sırasında meşaleler yakılmıştır. Musevi ve Hıristiyan
dünyasında da cenaze töreni sırasında ölünün yanında mum yakılması, İran'da
yakın zamana kadar ölülerin meşaleler ve tütsülerle gömülmesi ve Anadolu'da bir
kişinin öldüğü mekânda ruhu sevinsin ve rahat dolaşsın diye ışık yakılması ya da
kötü ruhların ölüye yaklaşmasını önlemek için mezar yanında ateş yakılması, ölü
ruhunun tanrıya ulaşmasını sağlamaya yönelik eski uygulamaların devamıdır."Tütsü
Yakma" ölü ruhunun bedenden çıkarak bir duman gibi göğe yükselmesini ve ölü
ruhlarının yeryüzüne gelerek dinî törenlere katılmalarını sağlamak için cenaze
ve ölü anma törenlerinde uygulanmıştır. istar'ın yeraltına inişini konu alan
edebi metinde ruhlar tütsü kokusu ile yeryüzüne çağrılmış, tütsü su ya da bira
ile söndürülerek ruhlar ve hayaletler yer altına geri gönderilmiştir.
Anadolu'nun bazı bölgelerinde hâlen mezar yanında yakılan ateşe içki dökülmesi
ve kesilen kurbanın yağının bu ateşe atılması, fiamanist kavimlerin ölülerin
ruhuna gitsin diye uyguladıkları ritüellerin devamı niteliğindedir. Bazı
bölgelerde hâlen şeytan gelmesin, gökten melekler insin diye ölü yanında tütsü
yakılır; kiliselerde ve türbelerde yakılan tütsü ve mumlar yerle gök arasında
iletişimi, böylece dileklerin tanrıya ve ölünün ruhuna ulaşmasını
amaçlamaktadır. "Ölünün adının anılması" cenaze sırasında ve sonrasında ölünün
hatırlanmasına ilişkin törenlerdir. Eski Önasya'da insanların ölüme değil, son
baharda ölen ve ilk baharda dirilen tanrıların sembolize ettikleri yeni bir
yaşama gidecekleri inancı doğrultusunda her yıl ölü ve bereket kültü
çerçevesinde yas törenleri ve şenlikler düzenlenip tanrılar ve ölü ruhları için
sunular yapılmış, tören yemekleri yenmiştir
Devamı >>
|
|
|