Friglerde
Ölü Gömme Geleneği
uzatılmış,
MÖ 7. yüzyılın sonlarından itibaren de, Yunanistan’dan gelen etkilerle
yakılmaya başlamıştır. Ahşap mezar odasına ölü ve ölü armağanlarının bırakılasından ve ahşap çatının kapatılmasından sonra, odanın
üzeri büyük bir yığma tepeyle örtülmüştür.
Toprak yığınının ahşap mezar odasına yapacağı baskıyı
en aza indirmek için mezar şu şekilde yapılırdı: Ahşap mezar odasının üstü
moloz taşlarla kaplanmış, bunun üzerine kalitesi ve direnci fazla olan,
sulandırılarak bulamaç haline getirilmiş kil serilmiş , sonra da kuru kilden
tepe yığılmıştı. Toprak kümesi, altındaki nemli kilin iyice kurumasından
sonra yığılmış olmalıdır; çünkü ıslak kil kuruyunca mukavemeti artıyordu.
Tümülüslerin yüksekliği gömülen kişinin önemine göre
2-3 ile 60-70 metre arasında değişmektedir.
Frig tümülüslerini, Lidya ve Yunan mezarlarından
ayıran; mezar odaları yapımında taş yerine tahta kullanılması, yığma tepe
toprağının çevreye yayılmasını önlemeye yarayan krepis duvarı ve
mezar odasınına geçit veren dromos kullanılmamasıdır.

Toprak yığını altında kalan mezar odalarının yeri büyük
boy tümülüslerde ortada, alçak tümülüslerde ise mezar soyguncularına karşı
alınan önlemle merkezden uzak yerlerde olurdu.
Soylular için kentlerin dışında görkemli yığma mezarlar
yapılırken, geniş halk kiltleleri için gösterişsiz mezarlar kullanılmıştır