
Genel
Çankırı'da Neolitik Devirden (M.Ö.7000-5000) bu yana kesintisiz bir yerleşimin varlığı bilinmektedir.
Çankırı sırasıyla Hitit, Frig, Kimmer, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişment, Candaroğlu ve Osmanlı dönemlerini yaşamıştır. Bizans Döneminde Germanikopolis ve Gangra, daha sonraları Kengri olarak adlandırılan İl, Cumhuriyet Döneminde Çankırı adını almıştır.
Çankırı’nın bilinen târihi Hititlere
dayanır ve bir Hitit beyi tarafından kurulmuştur. Hitit
İmparatorluğunun merkezi olan Hattuşaş’a yakın oluşu sebebiyle
önemli bir şehirdi. M.Ö. 1200 senelerinde iç savaşlar sebebiyle
Hitit İmparatorluğu parçalanıp zayıflayınca, Çankırı,
Frikyalıların eline geçti. Daha sonra şehri Lidyalılar ele
geçirdiler. M.Ö. 6. asırda Persler bu bölgeyi Lidyalılar’dan
aldılar. İki asır sonra Makedonya Kralı İskender, Persleri
yenerek bu bölgeyi de eline geçirdi. İskender’in ölümü üzerine
Çankırı Galatların eline geçti ve “Gangaris” (keçisi bol ülke)
ismi ile başkent oldu. Roma İmparatorluğu Anadolu’nun bir kısmı
ile berâber Çankırı’ya hâkim oldu. Roma’nın ikiye bölünmesi
üzerine bu kısım Doğu Roma (Bizans)elinde kaldı.
Çankırı ve çevresi, 1071 Malazgirt zaferinden sonra Danışmendoğullarınca ele geçirildi.
Selçukluların Malatya'da tutsak edilip Niksar kalesine kapattıkları Antakya hükümdarı Bohemond'u kurtarmak için 1101'de İstanbul'dan yola çıkan Raymond de Toulouse komutasındaki Haçlı Ordusu Ankara'yı aldıktan sonra Çankırı'ya yöneldiyse de kaleye giremediler. Amasya yakınlarında Selçuklu ordusuyla karşı karşıya gelen Haçlı Ordusu, bozguna uğradı. 1134'te Bizans İmparatoru Ioannes Komnenos şiddetli çarpışmalardan sonra kaleyi ele geçirebildiyse de, o döndükten sonra Danışmendliler kenti geri aldılar. Daha sonra yöreye Selçuklular egemen oldular. I. Murad zamanında Çankırı ve çevresi Osmanlı topraklarına katıldı. Timur, 1402'de Çankırı'yı eski sahiplerine verdiyse de, 1439'da I. Mehmet geri aldı.
Tuıizm ve Tarihi Alanlar
Çankırı ilinde turizm sektörü henüz gelişmemiştir. Turizm
bakımından çok zengin târihî eserlere sâhip olmasına rağmen
konaklama ve alt yapı tesisleri azdır.
Çankırı Kalesi: Şehrin kuzeyinde Karatekin Tepesi üzerindedir.
Romalılar, Bizanslılar Danişmendliler, Selçuklular ve Osmanlılar
döneminde kullanılan kale, sağlamlığı ile ün yapmıştır.
Günümüzde yıkık vaziyettedir. Kale içinde Romalılar döneminden
kalma tüneller ve Danişmend kumandanlarından Emir Karatekin’in
türbesi vardır.
Eskipazar Hisarı: Selçuklular devrinde yapılmıştır. Günümüzde
harâbe hâlindedir.
Ulu Câmi: Kânûnî Sultan Süleymân tarafından mîmâr Sâdık Kalfa’ya
yaptırılmıştır. 1522’de yapımına başlanan câmi, 1558’de
bitirilmiştir. Zelzeleden zarar gören câmi, 1936’da tâmir
edilmiş ve ilk yapı özelliğini kaybetmiştir.
İmâret Câmi: 1397’de Candaroğlu Kasım Bey tarafından
yaptırılmıştır. 1916’da tâmir görmüştür.
Ali Bey Câmii: Ali Bey Mahallesindedir. 1609 târihli kitâbesi
vardır. Mihrab ve minberi alçıdan olup, süslemesizdir.
Mirahor Câmii: 1797’de Tüfekçibaşı İsmâil Ağa tarafından
yaptırılmıştır. Günümüzde harab bir hâldedir.
Taşmescid (Şifâhâne): Selçuklu Sultanı Alâeddîn Keykubâd
tarafından 1335’te sağlık tesisi olarak yapılmıştır. Bir bölümü
kalmıştır.
Çerkeş, Eskipazar ve Ilgaz ilçelerinde çeşitli kaya mezarlar
vardır.
Mesire yerleri:
Ilgaz Dağları: Şiirlere ve türkülere konu olan Ilgaz Dağları,
ormanlarla kaplı, yaylalarının havası ve suyu çok güzel olan bir
dinlenme yeridir. Ilgaz Dağı millî park îlân edilmiştir. Çamlık,
Fidanlık ve Korgun; ağaçlık, soğuk ve bol suları, temiz havası
ile meşhur mesire yerleridir. Başdut köyünde kayalara oyulmuş
mağaralar vardır.
Kaplıcaları:Çankırı, şifâlı sular bakımından oldukça zengin bir
bölgedir. Fakat, bu suların bir çoğundan tesis yetersizliği
sebebiyle faydalanılamamaktadır.
Acısu: Kurşunlu’nun 5 km kuzeybatısında Hacımuslu köyü
yakınlarındadır. Mîde, barsak, karaciğer, safrakesesi ve
pankreas hastalıklarına faydalıdır. Vücudun asit-baz dengesini
düzenler.
Şerâfettin İçmesi: Eskipazar’ın Beytarla köyündedir. Karaciğer,
safrakesesi, pankreas, mîde, barsak hastalıklarında faydalıdır.
Akkaya Hamamı: Eskipazar’ın İmamlar köyü yakınlarındadır. Kronik
iltihaplarla, romatizma ve akciğer rahatsızlıklarına iyi gelir.
Şıhlar Nezle Suyu: İl merkezine 20 km uzaklıkta Bozaklı
köyündedir.
Kazancı Mâden Suyu: Ilgaz ilçesinin Kazancı köyündedir. Mâden
suyu, karaciğer, safrakesesi, mîde ve barsak rahatsızlıklarının
tedâvisinde kullanılır.
Bozan Hamamı: Ilgaz ilçesinin, Aşağı Bozan ve Yukarı Bozan
köyleri arasındadır. Sindirim sistemi rahatsızlıklarında
faydalıdır.
Ilısılık Mâden Suyu: Ilgaz ilçesinin Ilısılık köyündedir. Mîde,
karaciğer, barsak ve safrakesesi rahatsızlıklarında faydalıdır.
Çavundur Kaynakları: Kurşunlu ilçesinin Çavundur köyündedir.
Banyoları deri hastalıklarına iyi gelir.
Bayramören İçmesi: Bayramören ilçesindedir. Mîde, karaciğer,
safrakesesi ve barsak hastalıklarında faydalıdır.
Kükürt Köyü Kaynağı: Kurşunlu ilçesine bağlı Kükürt köyündedir.
Sindirim sistemi rahatsızlıklarında faydalıdır.
Hışıldayı İçmesi: Kurşunlu ilçesine 30 km uzaklıkta Melan Deresi
yakınındadır. Sindirim sistemi ve karaciğer hastalıklarının
tedâvisinde faydalıdır.