Arazide Yaşadığımız Esrarengiz Olaylar
Â
Merhaba Değerli Definem.org Ziyaretçileri, her defineciden dinlediğimiz bir konuyu gündeme getirmek istiyorum, arazide başımıza gelen esrarengiz olaylar... Her ne kadar ben hiç denk gelmediysemde güvendiğim insanlardan esrarengiz hikayeler dinledim. Hemde her kesimden insandan dinledim, yani eğitim seviyesiyle alakasız bir durum söz konusu. Jeofizik mühendisi bir abimiz anlatıyor örneğin; arazide bir gece cihazlarımızla çekim yapıyoruz, telefonum çalmaya başladı, telefonumu kapadım, yine çalmaya başladı, bataryayı söktüm, hala çalıyor, üstelik evden aranıyorum ve evde kimse yok.!
Â
Yine öğretim görevlisi bir abimizden dinlediğim bir olay var, bir akşam üstü çalılık bir alana araştırma yapmak için gidiyorlar, akşam ezanına kadar herşey normal, akşam ezanı okunduktan sonra garip garip sesler gelmeye başlıyor çalıların içinde, daha sonra sesler giderek arttıyor, sanki bir kaç köpek birbirleriyle boğuşuyormuş gibi ürkütücü bir gürültüye dönmüş, ama çalıların içinde gözle görünür bir hareketlilik yokmuş, tabi hemen o bölgeyi terketmişler.
Eğitim seviyesi yüksek bu insanların halüsinasyonları bilmemesi imkansız, ancak arazide yaşanan her olay halüsinasyon değildir. Esrarengiz olaylara şahit olan yüzlerce defineci tanıdım ve tanımayada devam edeceğim. Bir çoğunun ortak özelliği akşam ezanından sonra yapılan çalışmalarda ortaya çıkıyor olması. Neden arkeologların başına hiç olay gelmiyor deriz genelde, çünkü hepsi gündüzleri kazılar yapıyorlar ve araziyle iç içeler. Arazide esrarengiz olayların olması demek defineyi Cinlerin sahiplenmiş olması anlamına gelmez, Çalışma yaptığımız bölge Cinlerin kullandığı bir alan olabilir, eğer gerçekten bir sahiplenme söz konusu olsaydı gündüzleride olurdu. Benzeri hikayeleri sadece definecilerden duymadığımız için arazide böyle şeyler yaşandığında definenin sahipli olduğuna yormamak lazım diyoruz. Çünkü geceyi arazide geçiren avcıların Fırat nehrinin ortasında küçük bir adacıkta irili ufaklı onlarca ateş yandığını, davul zurna sesleri geldiğini söylemeside garipti. Böyle bir durumda Cinlerin ördekleri sahiplendiğini söyleyebilir miyiz ? Hayır, öyleyse geceleri definecilikle ilgili araştırma faaliyetleri yaparken esrarengiz olaylara şahit olmayıda definenin sahipli olduğuna yormamalıyız. Sahipli define fikrine katılmıyoruz diyede esrarengiz olayların tamamen halüsinasyon, uydurma, palavra olduğunu söyleyemeyiz, böyle söylemek kolaycılıktır ve insanlara inanmamaktır.
Önemli olan yaşananlara çözüm üretmektir, insanları bu durumlarda koruyacak duaları araştırıp sunmaktır, bu işi parayla yapan Cinci hocaların eline düşürmeden basit çözümlerle benzeri esrarengiz olayların definecileri rahatsız etmesine son vermektir. Sizlere tavsiyemiz arazide yaşadığınız esrarengiz olaylar için Cinler defineyi sahiplenmiş diyerek rant sağlamaya çalışan Cinci hocalara maddi anlamda hiçbir katkıda bulunmamanızdır. Önümüzdeki günlerde bu konuda etkili olan duaları araştırıp bu sayfada paylaşacağız. Siz değerli ziyaretçilerimizin başından geçen esrarengiz olaylar varsa bunları yorum olarak bu sayfanın altına ekleyebilirsiniz, değerli yorumlarınızı bekliyoruz..
Â
Â
Â
Â
Paylaşımlarımız Sadece Bilgilendirme Amaçlıdır, Lütfen İzinsiz Kazı Yapmayınız..
www.definem.org Kaynak Göstererek Alıntı Yapabilirsiniz...
Esrarengiz Olaylar







Yorumlar
ne alaka?
Arkeolog arkadasta yazmıs ama yalan yok öyle bişey diye denk gelmemiş olabilir.Çünkü gündüz calışma yaparken müze müdürünün direk kendi yazısından okudum kac kere toprak çötügünü cnlarını zor kurtardıklarını sonrasında 70 küsür adet zehirli ve daha önce hic görmedigi yılanların bi anda ortaya cıktıgını v.b şeyleri dile getiren yazısı vardı.İnanmıyan olursa arastırıp kaynagını adamın adına kadar bulabilirim.
Diger mevzu avcıların gördügü cinlerin ördekleri sahiplenmesi degil onlar cinlerin düğününe denk gelmiş.Cinci hocalar konusunda çok haklısınız ustam bu yüzden herkes kendisi okusun mümkünse üzerinde Ayetel Kürsi yazılı bi cevşen taşısın inanın zırh böyle durumlarda.Cinlerin defineyi sahiplenme olayındada bi sürü boyut var.Özellikle cagrılanları var mesela koruması icin sonradan sahiplenme var yada tılsımlar var bunlar gercekler.Ama dediginiz gibi gündüz calışmak dada tehlikesiz.
(yorumlarınızda ki karakter sayısı 5 katı arttırıldı, yorumlarınızı bekliyoruz.. Yönetim)
Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yaşanır.
Olay Alfred Hitchcock'un meşhur korku filmlerini bile çok gerilerde bırakacak kadar tüyler ürpertici.
Gece bindiğiniz otomobilde direksiyonda kimse yoksa ne yapardınız?
Kendisi Bünyanlı olmayan, politikayla uğraşmış ve halen Kayseri'de yaşayan işadamı, 22 Şubat 2005 tarihinde Bünyan sınırında,
Kayseri Malatya kara yolu üzerinde, bir benzin istasyonuna girer.
Lokantaya oturur ve orada kalabalık toplulukla birlikte bir ufak rakı içer.
Yürüyüş mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çıkar.
Ancak dışarısı hem zifiri karanlık hem de korkunç bir kar-tipi fırtınası başlamıştır.
Benzin istasyonuna yaklaşık 300 metre mesafedeki, Bünyan'a dönüş yolu kenarına varır.
Oradan geçen bir arabaya binip,Bünyan'a ulaşma derdindedir.
Fırtına daha da şiddetlenir. Adam bir-kaç adım ötesini bile görememektedir.
Gelip-geçen bir araba da yoktur.
Nihayet karanlıklar içerisinde, hayalet gibi yavaş yavaş yaklaşan bir arabanın iki farını fark eder.
Arabanın, tam önünde yavaşlamasıyla birlikte hemen arka kapıyı açar ve arabaya biner.
Kapıyı kapatır, araba yeniden hareket eder.
İçeridekilere merhaba demek ister.
Ama o da ne? Arabada kimse olmadığı gibi, direksiyonda da kimse yok.
Birden paniğe kapılır.
Korkuyla, hemen arabadan atlayıp, oradan koşarak uzaklaşmak ister ama hem araba hızlanmış, hem de korku ile dizleri bağlanmış, hareket edemez hale gelmiştir.
Araba keskin bir viraja doğru yaklaşır.
Adam dua etmeye baslar. Tüm günahları için tövbe eder.
Arabayı durdurması için Allaha yalvarır.
Tam bu esnada, pencereden bir el uzanır ve direksiyonu kıvırarak sert virajdan arabanın doğru yola dönmesini sağlar.
Her tehlikeli dönemece yaklaştıkça, Allah'a yalvarış ve yakarışı artar ve her seferinde de bir el dışarıdan uzanıp, direksiyonu çevirir.
Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarını kımıldatır.
"Ya Allah koru beni..." deyip, kapıyı açmasıyla birlikte, kendisini arabadan dışarı fırlatır.
Birkaç takla attıktan sonra, şarampolde kendisine gelir.
Defalarca üç İhlas bir Elham okuyarak, Bünyan'a yürüyerek ulaşır ve bir kahvehaneye girer.
Üstübaşı ıslak ve şok haldedir.
Kendisini tanıyanlar hemen sobanın başına alırlar.
Eline bir çay verirler.
Bir müddet sonra kendisine gelip, sesi titreyerek, başına gelen doğa üstü ve korkunç olayı anlatır.
Olayı dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan kişinin aklı başında ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir pozisyonda olduğunu bildiklerinden, herkeste derin bir sessizlik oluşur.
Yaklaşık yarım saat sonra, aynı kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki kişi girer.
Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler.
Bu arada, gelenlerden birisi, diğerine şunları söyler:
Ahmet abiiiiii... baksana, şu sobanın başında oturan geri zekalı bizim araba yolda kalınca, biz arabayı iterken, arabaya binip sonrada arabadan kendini atan öküz değil mi?
hepinizden simdiden konusmak isteyen olursada bana yazsın bildigimiz kadar konusur sohbet ederiz insallahhh byyyyy
bence kişinin bilinç altına bu korku yerleşmişse kişi kendini korkutur
olmayan şeyleri varmış gibi algılayabilir
çünkü ben ne mağaralara girdim ne ormanlardan gece karanlıkta geçtim
hiç karşılaşmadım
çünkü merak korkuyu her zaman yener
insan oğlunun uydurduğu bir görüntü
Cin yaratığı var ama biz insanlar onları
göremeyiz.Kaldıki define koruyucusu varlıklarda yoktur masaldan başka bir şey değildir eski insanlar ileri gelenlerin mezarlarını kimse kurcalamasın diye bu gibi yalanları uydurmuşlardır.Böyleşeylere inanmak dinimizcede doğru değil.
Arkoloji ve Define konulu forumlari cok uzun zamandan beri zevkle izliyorum , fakat bir konuyu pek kavrayabildigim i söyleyemem degerli bir esyayi veya benzeri bir nesneyi baskalarinin gelip bulmasi kolay olsun diyerek mi etrafina isaret koyarlar ???.
Saygilar.
bir hafta önce köye gittim define için dağa çıktım rum evlerinin üstüne orayı herkes biliyor ama kimse hangi noktayı kazacağını bilmiyorhanım rum torunu olduğu için ben biliyorum neyse uzatmayayım kazıya başlamadan ağaçları kestim ve eve gittim ertesi gün kazmaya geldim kazmayı elime aldım hiç bişeyim yok kazmayı bi vurdum güneş tepeme çıktı ağırlık çöktü uykum geldi bırakktım gölgeye geçtim güneş gitti uykum açıldı ağırlık gitti tekrar elime aldım yine aynısı oldu defalarca denedim aynı bende bırakıp geldim haftaya kısmet olursa yine ordayım bişey bulursam msj atarım ii çalışmalar herkese bu arada herkesin kandilini kutlarım
Kitov, Hisar kasabasının merkezinde bulunan Stara Selo bölgesinde Trak dönemine ait bir tapınakta kazı çalışması yaparken kalp krizi geçirdi. Çalışma arkadaşları tarafından hastaneye kaldırılan 65 yaşındaki arkeolog, kurtarılamadı.
Georgi Pavlov Kitov, Bulgaristan’da özellikle antik çağ ve Trak dönemleri konusunda en önde gelen uzmanlardan biriydi.
Hisar kasabasında 2000 yılında bir Trak tapınağı bulan, ancak bütçe yetersizliğinde n dolayı kazıya devam edemeyen Kitov, Kültür Bakanlığının desteği üzerine tapınaktaki kazıya bir hafta önce yeniden başlamıştı.
Ekip arkadaşları, özellikle son iki gün içerisinde tapınak kazısında son derece önemli ve değerli parçaların ortaya çıkarıldığını, Kitov’un bu yüzden çok heyecanlandığın ı söylediler.
AA
anneannemler eskıden yaylada oturuyorlardı yaylada çok açık biryerde tam dağın üstünde yanlardada irili ufaklı dağlar var
dayım anneannem fln beraber cevizliğ,n oraya gitmişler bazı sesler geliomuş nasıl anlatsam köpek sesi insan sesi karışmış öyle bişiler geliomuş sonra oradan ayrılmışlar dayım daha sonra bi hocaya sormuş neden böyle sesler gelio diye hoca demişki cinlerin düğünü fln vardır ondan öyle sesler geliodur
acaba bu olanlar doğrumudurcevap larınızı bekliorum ...
insanlar gibi yaşarlar:doğar ,büyür, ölür, ürer
hayvanların kılıklarına girerler
insanlar onları göremez
insanlara bişi yapamaz (öldürmek gibi) ama korkuta bilir .
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.