Yazar  & Araştırmacı : İbrahim  IRMAK

Sayfa  10

Kendilerine ait ufak emanetler olup yerlerini kayıtlarına almadım. Yalnız kafası çalışan her şahsın tahminim keski çekiçle bu paraları arının çiçekten bal toplar gibi toplayacağından eminim.

9 uncu sahifenin devamı

Osmanlılara hükümet merkezi yapılmıştır. Uzunluğu bir yoldur. Yol boyunca sağ ve sol tarafta beyaz ve yamuk biçimde taşlar vardır. sağ cenahta olanlarda

bazılarında istavrozlar vardır. horasanlıdır. Her birinin içinde 1000 adet karışık altın olup 3 öyle ihmal edilmeyecek meblağdır. Aynı zamanda klavuz taşlarım olup uçları tarafımdan kahya ile birlikte kırılmıştır.

KURT TEPE YOLU hafif meyilli olup çevresi ağaçlıktır. Daha ileride kesme ve renk renk taşlar göze çarpar. Tepenin ortasında kayadan üç dört adım büyüklüğünde bir kurt resmi vardır. Ağzı açıktır, kafasıda yola bakar ,kılavuzumuzdur. Bu yolu izleyelim ,bir sahipspz tepeye varırız.Tepenin üst tarafında sivri bir mezar vardır. Bu mezar sahte olup dikkat edilecek olan hususunda bir taşta istavroz görürüz. Bu taş Vezirköprüden sökülmüş olup buralara kadar binbir güçlükle getirilmiş olup altına bir kazan paramız yerleştirilmiştir.Bu yirmiyedinci noktamız ve hakikidir.

140gün civarında devamlı olarak Haramiler Deresi civarında dolaştık ,bir Rum köyünü bastık. Kadınları ile gönül eğlendirdik ve rahatladık.Zengin ganimetler elde ettik.İşte Haramiler deresini gezerek Deve Bağırtan Yokuşu adını verdiğimiz dik ve sarp bir yokuşu yalar geçeriz.Ancak kaim yerinde bir gece bir yarım gün konakladık.

Bu civarda yüklü bir deve resmi mevcut olup onun önünde bir diğer deve yükünü boşaltmış, yüküne doğru bakar vaziyette onun önünde bir sopa resmi vardır. az mebla yüklü olup en az yüz kişiyi günlerce besler ve doyurur. Biz ileride hafif bir yokuşta öğle vaktine yakın o ormanda ilerliyorduk. Yokuşa bir at koyduk yalnız biz biliriz. Dedim ki pamukçu yokuşu olsun adı bu yokuşu ½ yarım saatte civarında geçtik.

Ve yokuşun sona erdiği yerde taşa bir balık,bir ok ve bir nal resmi yaptık.
Balık oka, ok nala bakar şeklindedir. Yakınında bir değirmen vardır. yanına vardığımızda yorgunduk. Değirmenci Stefan bizi o gece ağırladı. Karısını bize armağan etti. Ancak güzel bir kadındı. Esmer, mavi gözlü, uzun boylu ve balık etinde , geniş kalçalı şaheser bir kadındı. İri iri göğüsleri vardır. sabaha kadar kendimden geçtim.

Sabah uyandığımda bir baktım en kıymetli haritalarım ve bir çanta altın param çalınmıştı. Değirmenci Stefan ise meydanlarda yoktu. Hemen herkesi kaldırdım , atları hazırlattım, yıldırım süratiyle peşlerine düştüm.
Karacalar köyü civarında Stefan ile karısını kıstırdım. Kısa süren bir mücadeleden sonra Stefanı öldürdük. Bir mezar yaparak içerisine koyduk. Karısını aramıza kattık. Bu kadına kıyamamıştım. Zaten kadına muhtaçtım.