Osmanlı Arşivinden Karadeniz Eşkiyası
Vilayet sınırlarının geniş bir alanı kapsaması merkezi otoriteyi zayıf
düşürmekte ve eşkıya ile mücadelede ısrarlı bir takibatı da sekteye
uğratmaktaydı. Yörede 1860 senesinde Canik Sancağı'na bağlı Çarşamba
Kazası'nda etkili olan İçelli oğlu Ali adlı eşkıyanın ve yandaşlarının
Sivas'a bağlı Erbaa Kazası'na sığındıkları ve buradan Trabzon Vilayeti
dahiline gelerek eylem yaptıkları anlaşılmaktadır.(1)
1847 tarihinde de
Sivas Vilayeti sınırları dahilinde olduğu anlaşılan Erbaa Kazası gerek
Trabzon, gerekse Sivas vilayetleri merkezinden uzakta bulunması hasebiyle
merkezi idarenin etkisiz olduğu bir bölge olarak konuşlanmıştır.(2)
Vilayet merkezlerinin kontrolünden uzak bölgelerde mahalli zaptiye<
kuvvetleri etkili olamamakta ve vilayet hudutlarını terk eden eşkıyanın
takibatı yerel güvenlik güçleri tarafından ikinci bir emre kadar mümkün
olamamaktaydı. Örneğin 1856 tarihinde Rize Kazası yöresinde eşkıyalık
yapanlar Erzurum Vilayeti'ne bağlı İspir yöresine kaçmakta ve Trabzon
Vilayeti hududunu terk ettikleri için takibatları gereğince yapılamamış ve
eşkıyanın berteraf edilmesi bir hayli zaman almıştı.(3)
Yöredeki vilayet
sınırlarının genişliği nedeniyle ortaya çıkan otorite eksikliğine bir diğer
örnek de 1869 tarihinde Gümüşhane Sancağı'na bağlı Şiran yöresinde
faaliyet gösteren ve takibata uğradığında Erzincan ve Karahisar-I Şarki
yörelerine giderek eşkıyalığını devam ettiren Deli Paşo adlı eşkıyayı
örnek verebiliriz.(4) Eşkıyalık
faaliyetlerinin merkezi otorite boşluğundan
kaynaklandığı Osmanlı idarecileri tarafından tespit edilmiş olacak
ki, bazı dönemlerde idari taksimatta güvenlik gerekçe gösterilerek yeniden
sınırlar belirlenmiştir. Mesela, 1873 tarihinde Amasya Sivas Vilayeti'nden
ayrılarak kısa bir süre için Canik Sancağı'na bağlanmıştır.(5)
Böylesi bir kararda Amasya Sancağı bünyesinde 1865 tarihinden itibaren
artarak devam eden Görgi, Havza ve Merzifon kazalarındaki eşkıyalık
faaliyetlerinin önemi büyük olsa gerektir. 1872 tarihinde Sivas ve
Giresun güzergahında bulunan yolun emniyetinin sağlanabilmesi amacıyla
Refahiye adlı bir kasaba teşkil edilmiştir.(6)
Devletin diğer bölgelerinde
de benzer türden uygulamalara rastlamak mümkündür. Örneğin
Çankırı dahilinde asayiş nedeniyle bir köy inşa edilmiştir.(7)
Trabzon Vilayeti dahilinde 1856-1869 yılları zarfında meydana
gelen eşkıyalık olaylarının temel unsurunun bölgedeki idari yapının yetersiz
oluşu ve merkezin askerlik hususunda çıkarmış olduğu pürüzlerde
aramak daha akılcı bir yol olarak gözükmektedir.
Devletin yörede meydana gelen yasadışı eşkıyalık faaliyetlerinin
kaynağını tespit etmede ve eşkıya ile yöre imkanlarını kullanarak mücadele
etmede başarılı olup olmadığını izah etmek için eşkıyalık faaliyetlerinin
tespiti öncelik arz etmektedir. Kronolojik olarak bu dönemde meydana gelen
eşkıyalık faaliyetleri şu şekilde sıralanabilir.
1- 1856 Rize Kazası Eşkiyası : Rize Kazası'na bağlı
Kura-i
Seba'a adlı bölgede bulunan halkın vergi yükümlülüklerini ödemedikleri
ve yöre ileri gelenlerinden Ekşioğulları sülalesinin etrafta bulunan
yöre halkından savunmasız ve fukara olanlara saldırarak ırz ve namuslarına
tasallut edip cinayet işledikleri mahalli idare tarafından tesbit edilmiştir.
Yörede cereyan eden uygunsuzluğun ortadan kaldırılması için
güvenlik güçleri gönderilmiş ancak bölgenin sarp ve dağlık olması,
eşkıyaların Erzurum Vilayeti'ne bağlı İspir Kazası'na kaçmaları takibatın
sonuçlandırılmasına engel olmuştur.(8)
Rize Kazası Müdürü Mehmed Bey, idari taksimatın neden olduğu
aksaklıkları ortadan kaldırabilmek için eşkıya takibatında Erzurum Vilayeti
Valisi Vecihi Paşa ile işbirliği yapma yoluna gitmiştir. Telgrafla hız
kazanan haberleşme imkanı sayesinde ve ortaklaşa alınan karar gereğince
Erzurum Vilayeti'nden İspir Kazası yöresine ve Rize Kazası'ndan da
Kura-i Seba'a mıntıkasına askeri kuvvet gönderilmiş ve iki taraftan sıkıştırılan
eşkıya ele geçirilmiştir. İspir Kazası'nda ele geçirilen eşkıyanın
yargılanmak üzere Rize Kazası'na sevk edildikleri ve davacıların bu yöredeki
mahkemelere başvurdukları Trabzon Valisi Esat Bey tarafından
hükümete bildirilmiştir.(9)
2- 1860 Ordu Sancağı Eşkiyası : Ordu Sancağı
bünyesinde
kura'a ve redif firarileri (asker kaçakları) bir araya gelerek eşkıyalık
yapmaya başlamış ve mahalli idareyi acilen önlem almaya mecbur bırakmıştı.
i859'dan beri yerel imkanlarla sürdürülen mücadele başarıya
ulaşmayınca Meclis-i Vala ve Maliye Nezareti'ne müracaat edilerek
gerekli destek talebinde bulunulmuştu. Meclis-i Vala'nın olumlu tutumu
ve Maliye Nezareti'nin onayı ile özel bir güvenlik gücü oluşturulmuş ve
firarilerin tesis ettikleri eşkıya grupları üzerine sevk edilmiştir.
(10)
Kaynakça
1. BDA, İrade Meclis-i Vala, Nr.19276,
8 Safer 1277, "Meclis-i Vala Mazbatası".
2. BDA, Sadaret Mektubi Deav(A.MKT.DVN)., Nr.7/24,
1264.5.15.
3 DDA, İrade Dahiliye, Nr.23412,
Cemaziyelevvel 1272, "Arıza-i Çakeriyye", Yali-i
Esat Trabzon.
4 DDA., İrade Dahiliyye , Nr.41391, i8 Mayıs 1285,
"Telgrafname", Esad Muhlis'den
Dahiliye Nezareti'ne.
5 DDA, Maliyeden Müdevver (ML.MDY.), Nr.19765,
1287-1290.
6. DDA, İrade Şura-yı Devlet, Nr.1 O16, 1289 H.
7 DDA, İrade Şura-yı Devlet, Nr.992, 1289 H.
8. DDA, İrade Dahiliyye, Nr.23412,
Gurre Cemaziyelevvel 1272, "A'rıza-İ Çakeriyye",
Vali-i Esat Trabzon.
9..DDA, trade Dahiliyye, Nr.23412, 28 Muharrem
1273, "Tezkire-i Seniiveri".
10. .5.00 kuruş maaşla bir Kır Serdan ve ıoO'er
kuruş maaş ile 15 nefer Piyade Zap/iye'
den teşkil edilen bu birim eş kiya ile mücadele de etkinlik göstermiştir. Özel
güvenlik
gücünün mali masrafları hazinece karşılanmıştır. DDA, trade Meclis-i ViIi, Nr.
19177, Meelis-i ViiIii Mazbatası", 28 Zilhieee 1276.