ARAŞTIRMA
ALANIMIZIN TİCARETE UYGUNLUĞU
İnsanoğlu tükettiğinden fazla
üretmeye başladığından bu yana ticarette başlamış. Başlangıçta ülke
sınırları içinde kalan
ticaret, zamanla ülke sınırları dışına taşıp
denizaşırı yerlere kadar ulaşmış. Günümüzde olduğu gibi, Antik
dönemlerde insanlar ihtiyaçlarını ithalat ve ihracat şeklinde
karşılamaktaydı
Antik dönemlerde ticaret iki
yolla yapılırdı, Bunlar;
1- Deniz yolu, Günün gemi teknoloji
ile yapılmaktaydı, günün gemi yapım teknolojisi göz önüne alınırsa bu
ticaretin büyük risk taşıdı aşikar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu ticaret
yolculuğu esnasında denizlere batan gemiler bu gün hem defineciliğin
hem de arkeolojinin araştırma alanına girmeye neden olmuştur

2- Karayolu, Binek hayvanlarla
yapılan ticarettir. (Kervan Ticareti) Ülkemizde geçmekte olan Bağdat ve
ipek yolları vardır, Bu yollar zenginliği taşıyan ana damar gibi
Anadolu'yu zenginleştirmiştir. Bu ticaret yolları bir yüklü hayvanın
gün ışığında yol alabilecek mesafe aralıklarına bölünmüş bu
aralıklara muhtelif sosyal tesisler inşa edilmiştir.Han, Kervansaraylar
gibi.. Bu yolların tali yolları da yine aynı isimle anılır.
Yol, ticaretin ana omurgasıdır.
Ticaret yol ağının geçtiği her bölge zenginleşir. İnsanlar ürettiği
mamul ve ürünü ticari pazarlara ne kadar rahat ve erken ulaştırma
imkanına sahipse o denli zenginleşir ve gelişirler, ayrıca ticaret
esnasındaki sosyal aktivite yerel kültüründe zenginleşmesine katkı
sağlamaktadır.
Araştırma yapacağımız coğrafik
alanın ticaret yoluna bağlantısı araştırılmalı, Ticaret yoluna rahat
bağlanılıyorsa o zaman bu alan aradığımız alandır, hemen araştırmaya
koyulabiliriz, araştırma sonucunda elimiz boş dönmeyecektir.
Fakirin ne mezarı olur nede mal
varlığı. Zenginin hem mezarı hem de mal varlığı olur. Ciddi ve reel
zenginlik ihracatla yapılan kazançlardır.

---İzinsiz ve kaynak
gösterilmeden kopya ve alıntı yapılamaz-----
Abdullah Vecdi ÇOBAN